TOPLUM30.11.2022 13:09

Türk dünyasında Şuşa şeherinin yeri və rolü  

299

 Şuşa'nın Türk dünyasındaki yeri ve rolü, görünüşte geniş bir konudur, ancak sınırları açıkça belirlenmiş, Türk dünyası ve Şuşa şehri. Türk dünyasına geçmeden önce Şuşa şehri kendi içinde neyi temsil ettiğine bağlı olarak konumunu bilmeliyiz.
Türk dünyası, dünyanın her yerindeki Türk halklarının tüm coğrafyasını, kültürünü, dilini, avantajlarıyla, sorunlarıyla içinde barındıran dünyadır.
Bu girdabın tam ortasında, Avrasya'da Avrupa ve Asya'nın iki kıtası (Orta Asya, Küçük Asya, Uzak Asya) arasında okyanusta bir nokta olarak, Güney Kafkasya'da, Kuzey Azerbaycan'da Avrupa ile Asya'yı ayıran çizgide Kafkasya'nın en kritik noktası olan Karabağ Dağı'nın kalbinde Şuşa şehri ile birlikte Şuşa denilen bir yer vardır. Kıtalararası istihbaratın ilgi odağı olmayı başaran Şuşa'ya ne oldu?
Konumuzla ilgili çalışmamın amacı, birçok ülke ve halk tarafından, özellikle Şuşa’dan çok uzak coğrafi bölgelerde bulunanlar tarafından çok az bilinen Şuşa gerçeğini vurgulamak, araştırmacılara ve tarihçilere yeni bilgiler, bilinmemiş bilgiler ortaya getirmektir.
Şuşa, sadece yaşı itibariyle değil, aynı zamanda temsil ettiği ve Azerbaycan'ın da parçası olduğu tarih, sanat ve kültür bakımından dünyanın en eski yerlerinden birinde yer almaktadır. 
Ana stratejik, ticari yolların kesiştiği noktada yer alan Şuşa, milattan önceki ilk yüzyıllar ve sonraki dönemlerde birçok kez farklı örgütsel-siyasi oluşumların parçası oldu. Örneğın,
Fars,  Med,  Ahameniş  İmparatorllukları, Ermeni Krallığı,  Büyük İskender dönemi, 
Alban Devleti,  Safevî İmparatorlluğu , Karabağ Melikleri,  Nadır Şah yönetimindeki Afşar Hanedanı,  Penah Ali Han yönetimindeki Karabağ Hanı,  Kaçar Hanedanı , Osmanlı Devleti,  Rusya İmperatorluğu . 
Şuşa kentinin varlığının ve gelişiminin izleri çağımızdan önce  asırlarına kadar uzanır; çağımızdan önce III-IV asırlarda, Alban Devleti zamanından din eserlerinde, Alban kiliseleri vasıtasıyla görülebilir.   Onsekizinci yüzyılın ikinci yarısında kuruluşundan beri bu yana Şuşa şehrin ve bölgesinin yüzyıllar içindeki gelişimi ve evrimi, şehrin adları belirlenmesinde görülebilir;
1752'de, şehir, şehrin kurucusu Karabağ Han Penah Ali Han  tarafından ve onun onuruna Penahabad  ismi verdi ve başkenti olarak seçildi. 1918 yılında ise şehrin adı Stepanakert  olarak isimlendirilir.Şuşa şehrinin adının ve statüsünün dönemin geçirdiği evrim, delil ve belgelerine göre yıllar ve yüzyıllar içerisinde farklı bir gelişim çizgisi izlemektedir.
Ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısının sonunda, 1841 yılında Şuşa Hazar vilayetine bağlı olarak Şuşa kazası bir kaza olarak kurulmuştur..  
1897 yılında Şuşa şehri çevreleyen Cavanşir, Göyçay, Cevad, Cebrail ve Zengezur ilçelerinin Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinin merkezi olarak değerlendirilmiştir.  
1921-1923 yılların zarfında Şuşa, Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi'nin merkezi kabul 

edilmiş,  Yirminci yüzyıllın 1930'un yazı  (8 Ağustos 1930) Şuşa'yı kendisi yeni bir idari durumda bulur, idari bölge statüsü alır ve merkezi Şuşa şehri olur.  
4 Ocak 1963 tarihinde Şuşa, Şuşa bölgesinden, Stepanakert bölgesi olarak anılır  ve 6 Ocak 1965'te ise Şuşa bölgesi yineden statüsünü kazanır.

Şuşa şehri, Türk medeniyetinin bağnaz unsurlarının titiz bir şekilde korunduğu yerlerden biridir. Karabağ Hanı Penah Ali Han'ın bayrak ve armasındaki kimliğin sembolerinde  (aslan, ateş meşalesi, at, yeşil ve kahve rengi olan şeritler) açıkça görülüyorlar. Yaratılış unsurları Türk halklarının folklor, etnografya ve felsefesine dayanmaktadır ve bir Han'ın yönetimi için önemli bir bileşik oluşturur.Yukarıdaki üç unsuru, güç, cesaret, umut, iyilik, hikmet, bereket, İslam inancını gösterir.
Şuşa'nın mirasının dile getirildiği ve Şuşa şehrinin geldiği seviyeyi ve uzun yıllara dayanan gelişimini gösteren diğer unsurlar eğitim, sanat ve müziktir. Şuşa halkı, kendi yaratıcı ruhunu, duyguları, en yüksek insani duyguların ifadesi olarak sanat ve müzik yoluyla ifade etmektedir. 
Şuşa halkı onun yaratıcılığı yoluyla hayallerini, umutlarını, sevinçlerini, acılarını, çabalarını ve özgürlük mücadelesini aynı anda dile getiridi. Eğer kronolojik acıdan bir göz atarsak fark ederiz ki:
Ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısında, 30 Aralık 1830 tarihinde, Kafkasya'daki ilk laik okul Şuşa şehrinde açıldı.  Şehrin gelişimi için sadece büyük önem taşıyan bu gerçek, Şuşa ve genel olarak Azerbaycan aydınlarının yüksek düzeyde entelektüel gelişiminin bir işaret göstergesidir.
Bölgenin birçok ülkesinde, çeşitli koşullar nedeniyle, böyle bir şey bile düşünülmediği bir dönemde, Azerbaycan'da böyle bir şeyin başarılmasının Azerbaycan aydınlarının hayran olunacak bir vizyon, farkındalık, olgunluk ve entelektüel sorumluluğun arttığını görüyoruz. Şehrin gelişiminin kronolojik olarak bir göz atarsak şunu görebilmekteyiz:
1845 Şuşa’da 5 öğretmen ve 127 öğrenci sayarken, şehir okul kütüphanesinde 301 kitap ve birçok müzik malzemesi sayılırdı. 
1865 yılında Şuşa acil (qəza) okulunda ise 240 öğrenci okuyordu. 
1877-ci yılda Şuşa şehrin ilk sınıfta 160 öğrenci var idi.  
1897, bu yılın şubat ayında, Şuşa’da şehrinin ilk kütüphanesi ilk kez oluşturuldu.                                                                                                                                                                                   
Şuşa'da Keçecioğlu Mehmed, Meşedi Mehmed Ferzelioğlu, Seyyid Şuşalı, İslam Şuşalı, Musa Şuşalı, Han Şuşalı, Adıgüzeloğlu Zülfü, Büyük Kurban, Şekeroğlu Kerim gibi tanınmış aydınlar, sanatçılar ve müzisyenler eğitim görmüş ve yetiştirilmiştir.  Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Şuşa bir müzik merkezi haline geldi ve Azerbaycan'ın müzik seviyesinin yükselmesine neden oldu.  
Araştırmacıları, uzmanları tarafından bulunan zamanın belgeler ve kanıtlara göre, XIX yüzyılda Şuşa şehrinin panoramasının, bilim, sanatın ve onlara hayat veren temsilcilerinin araştırmacılara, uzmanlara, son derece ileri düzeydeki bilgili insanlarına dönemin az bilinen bilimlerin gelişmesi için imkânlar yaratan bilim insanlarına  hayranlık uyandıran bir uyum içinde yoğunlaştığı, birleştirildiği ve bütünleştiği bir entelektüel metropolü andırdığını anlamamızı sağlar ve bu sadece Şuşa'nın bulunduğu bölge ülkeleri için değil. 
Dönemin Şuşa'da 95 şairi,  22 müzikolog,  38 şarkıcı,  19 hattat,  16 oymacı,  12 müstensih,  5 astronom,  18 mimar,  16 doktor,   42 kadar hocası   olduğunu belirtmek ve gelişiminin önemini anlamak için yeterlidir. Bütün bu büyüme ve bilime, sanata, kültüre dahil oldukları tüm dallardaki ilgi, sadece genel olarak şehrin değil, özel olarak Azerbaycan'ın kültürünün büyümesini ve gelişmesini etkilendi. Bahsettiğimiz dönemde ülkede dört nala koşan bir gelişmenin varlığı, 250 bin kişilik yüksek bir nüfusun ve yüksek bir entelektüel düzeyin varlığının delil ve göstergesidir.  
Bir ülkenin uygarlığının gelişimi aynı zamanda ekonomik gelişimi tarafından da yönlendirir. Şuşa'nın doğal konumu, içinde bulunduğu şartlara göre elverişli olması, bu dönemde kent uygarlığının gelişmesini sağlamıştır. Önemli jeo-stratejik-ticari yolların kesiştiği noktada bulunan Şuşa, Doğu ve Batı ülkeleri arasında bağlantı ve iletişim için fırsatlar yaratmış, onlardan ülke ve kalkınması için en iyi olanı almıştır. Yakın Doğu, Türkistan ve Avrupa arasındaki ticaret bağlantıları, bu topraklara gelip giden çeşitli, nadir mallarla ilgilenen sayısız tüccarla ticaret kervanlarının karıştığı hareketli bir şehir görünümü verdi. 
Halılar, ipekli kumaşlar, deriler, porselen tabaklar, sanayi ve tarım ürünlerinden bahsediyoruz. 
Onsekizinci yüzyılın ikinci yarısındaki ekonomik ve ticari gelişme, şehrin    jeo-stratejik konumunun  sağladığı sınai mal ve ürünlerinin Orta Doğu'nun ve Avrasya'nın büyük ve önemli dünya pazarlarında satılmasının örneğin İran, Irak, Türkiye ve Rusya, Tahran ve Tebriz, Bağdat, Semerkant, İstanbul, Moskova ve Astrakhan gibi şehirlerde sağladığı Şuşa kentine tam bir canlılık kazandırdı.  
Yirminci yy.’ın ilk yarısında, şehir merkezinde iki katlı kervansarayların varlığı, sayısız dükkân şehirde 1464 dükkân vardı ve kült nesneler, karşıt inançlara sahip nesneler, kilise ve cami (Cuma Camii'nin iki minaresi) gibi kentin merkezinde ve ana caddelerinde oldukça gelişmiş çok kültürlü bir şehir olarak görünümünü tamamlıyor.  Büyük gelirlerin sağladığı ekonomik imkanların artması sonucunda Şuşa'nın görkemli binaları şehrin gelişimi bu dönemde yapılmıştır.  
Ekonomik büyüme, ülkedeki sosyal refahın artmasını, ekonomik desteğin sağlanmasını, ülkedeki medeniyet seviyesinin yükselmesini, halkın ilerleme isteğini beraberinde getirmiş ve şehrin önemli ölçüde kültürel ve eğitimsel gelişiminde etkilenmişti.   
Şuşa şehrinin gelişmesi ve sadece Azerbaycan için değil tüm Türk dünyası ve genel olarak İslam medeniyeti için önemli bir medeniyet merkezi haline gelmesi olgusunu özel kılan ve önemseyen husus, gelişmesi, ve şehrin ayırt edici unsurlarıdır. Medeniyet geleneğini, kimliğini koruyarak Türk değerlerinin, kültürünün taşıyıcısı haline gelmek, onları daha da geliştirmek ve mümkün olan en üst düzeye çıkarmak, sadece bir ülkeye özgü değil, geniş bir alanda sınırları aşan kıtalar arası coğrafyanın Türk dünyasının gelişmesi ve uygarlığı bir sembolü haline geliyor. 
Şehrin gelişmenin değerlerine sahip çıkmanın önemi Şuşa ve Azerbaycan halkının değerlerine sahip çıkmak demektir. Şuşa şehrinin kalkınma değerlerine sahip çıkmak, fikri bağımsızlığı, milli kültürel kimliğin değerlerini korumak demektir.
Şuşa halkı, bu medeniyette belirleyici rol oynamış ve oynuyor olanlardır, onlar tarafından defalarca ihlal edilen bu değerleri ve gelişmeleri yaratan, yaşatmaya çalışan ve komşuların kötü niyetli gerici güçleri ile mücadele edenlerdir. 
Uygarlık, kendi kavramı içinde siyasetten bağımsız olamaz, onun gelişim sürecinin bir parçasıdır. Bu raporda medeniyetin siyasetten ne kadar etkilendiği ve hangi yönlerde, onun tarafından tehlike altında olup olmadığı gerçeği önem kazanmaktadır.
Jeo-sosyal-politik ilişki açısından bakıldığında Şuşa şehri, kültürel ve sosyal açıdan karma bir bölgenin merkezinde yer alması nedeniyle, yüzyıllar boyunca jeopolitik-sosyal gelişmelere maruz kalmıştır, bölgede, yerli sanata ait ender değerlere sahip çok sayıda eser, nesne ve tarihi kültür abidesinin varlığının zarar görme riskiyle karşı karşıya kalması ve kaybolmasının, yok edilmesinin, çalınmasının acısını yaşaması.   
Bölgede yüzyıllar boyunca, özellikle 18. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar devam eden siyasi gelişmeler bölgenin gelişimine damgasını vurmuştur. Yerli ve yabancı siyasi güç ve güçlerin kararları, Şuşa kentinin zorlu sınavlardan geçmesine neden olmuştur.
Karabağ hanı ile Rus İmparatorluğu arasında 14 Mayıs 1805'te yapılan Kürekçay Antlaşması'nı  ve Rusya İmparatorluğu ile İran'ın Kaçar hanedanı arasında 12 Ekim 1813'te Gülistan  ve 10 Şubat 1828'de Türkmençay  antlaşmalarını anmakta fayda var.  Ülkeyi fiziki olarak parçalayan, ruhunu, Azerbaycan halkını, hayallerini, umudunu, bugününü ve geleceğini yerle bir eden, ister istemez Şuşa şehri de dahil olmak üzere tüm ülke için ölümcül sonuçlar doğuran anlaşmalar, sonu gelmeyen acılar yaşatmıştır. 
Ülkenin ve değerlerinin korunması için yerel güçler kendilerine ait olmadığı toprakları yutmaya yönelik yayılmacı güçler arasında bitmeyen çatışmalar ve savaşlar, Şuşa'yı bu güçler için açık bir savaş alanına çevirmişti. 1826'daki Türkmençay anlaşmasından önce yapılan savaşlardan bahsetmek yeterlidir. 
Şuşa'nın bu rapordaki konumu, Türk Dünyası genelde, özellikle Azerbaycan Türk halkın ulusal kültürünün, yaratıcılarının, toprak bütünlüğünün, ulusal kimliğinin ve ruhunun dokunulmazlığının değerlerinin korunması açısından şehrin değerlerinin korunmasının önemini vurgulamaktadır.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kuruluşu (UNESCO)  ve İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Kuruluşu (ICESCO) gibi uluslararası kuruluşları tarafından değerlendirilen çalışmalarda bu değerler ifade edilmektedir.  
Uluslararası kültür ve bilim kuruluşları, Şuşa'da bulunan kültürel varlıkları, sadece sahip oldukları ülkenin (Şuşa ve Azerbaycan) sanat tarihi için değil, aynı zamanda bölgenin miras değeri ve önemi açısından da değerlendirdiler. Şuşa ve Azerbaycan devleti sınırlarını aşan bir bölge için uluslararası alanda sahip oldukları ve taşıdıkları tarihi-kültürel etki, ona "Azerbaycan kültür başkenti"  ve "İslam Dünyası kültürünün başkenti"  bir şehir olarak maksimum değerlendirmeyi veriyor". 
Eserlerin sanatsal güzelliği, karakteri, yeteneği, eskiliği, önemi ve yaratıcı ruhuna dayalı bu değerlendirmeler, geçmiş zorluklara boyun eğmeyen bu halkın yeteneği, yaratma gücünü bu geleneği yaşatarak ve atalarına taşıyarak eserleriyle mühürlemiş, koruma ve restorasyonunun önemini takdir etmişlerdir.  
Bugün, 21. yüzyılda, Azerbaycan demokratik hükümeti, ülkeyi daha önce sahip olduğu ihtişam ve kalkınmaya geri döndürmek için çalışıyor ve mücadele ediyor, benzeri görülmemiş siyaset ihlalleri ve batı komşusunun yönetimin gerici unsurları tarafından yok edilen değerleri öne çıkarıyor. Bazı nesnelerden şunları söz etmek değer var:
Kült Nesneleri
Aşağı Gövher Ağa Camii: Karabağlı mimar Kelbelayi Sefi Han tarafından 1868-1870 yıllarında yapılmıştır. 
Yukarı Gövher Ağa Camii: Karabağlı mimar Kelbelayi Sefi Han tarafından 1883-1884 
                                              yılları arasında yapılmıştır 
Saatli Camii: 1883 yılında Şuşa’nın Saatli Mahallesi’nde yapılmıştır.  
Hanlık Sarayı: 17.-18. yy.larda inşa edilmiştir 
Çöl Kale Camii 

Seyidli Camii 
Kuyuluk Camii 
Yeni Mahalle Camii 
Mamayi Camii 
Hoca Marjanlı Camii 
Mardinli Camii    
Çukur Mahalle Camii    
Hacı Haydar Türbesi    
Vagif Türbesi 

Kültür Nesneler

Şuşa Tarih Müzesi   
Karabağ Devlet Tarih Müzesi 
Uzeyir Hajibeyov Ev Müzesi 
Bülbül Evi Müzesi 
Şuşa Müzik Dram Tiyatrosu 
Şuşa Realni Okulu 

Diğer Nesneler

Cıdır Ovası    
Bahman Mirza Hazinesi  
Gence Kapısı  
İbrahim Han Kalesi  
Penah Han Kalesi  -Şuşa Kalesi'nin restorasyonu. Doğu ile Batı arasındaki bağlantı için 
          Karabağ'ın kilit noktası olarak bilinir. 
Gizi Han Pınarı  
Isa Pınarı  
Kahraman Mirsiyab Ağa  
Kervansarayı


KAYNAKLAR

AYDIN Mustafa, “Karabağ”, İslâm Ansiklopedisi, TDV, C. 24. İstanbul, 2001
ƏHMƏDOV Elçin, “Şuşa - Azərbaycanın Tarixi və Strateji Əhəmiyyətli Mədəniyyət 
          Paytaxtı”
BEKIROVA, Abubekir Kizi Ellada “Antik Kafkas Coğrafyasinda Albanya Devleti” 
ÇELIKSOY Emine, “ İkinci Karabağ Savaşi’nda Şuşa’nin Rolü Ve Türkiye- Azerbaycan 
                      İşbirlikleri”,  Al-Farabi International Journal on Social Sciences, 
                      2021, C. 6, Sayı 4.
DOĞAN Şahin, “Rus Kaynaklarına Göre Revan Hanliği’nin Rusya’ya Bağlanmasi Ve 
          Ermeni Eyaleti’nin Kurulmasi”, Akdeniz Üniversiteti Sosyal Bilimler 
          Enstitüsü, 2012. (doktora tezi) 

KANBAROVA Gülnara, “Şuşa Şeherinin Mahalleleri Ve Tarihi Mimari Anitlari”, 
                                   Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi (ASOS), Yıl: 5, Sayı: 43, 1 
Nisan 2017.
ÖZCAN Nuri, “İslam Ansiklopedisi”, TDV, İstanbul, 1991, C. 4
ÖZÇELIK İsmail, “Karabağ’daki Hocalı Soykırımının Tarihi Arka Planı”, Vakanüvis- 
                       Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi/ International Journal of 
                       Historical Researches, Yıl/Vol. 2, Kafkasya Özel Sayısı/ Special Issue 
           on Caucasia ISSN: 2149-9535 
ÖZBEY Veysel, “Kurtuluş Sonrası Şuşa Tarihî ve Mimarî Koruma Alanı Kültürel 
                       Mirasının Korunmasına Yönelik İlk Çalışmalar“,Orta Doğu ve Orta   
                                   Asya- Kafkaslar Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, 2021

Link
“Azerbaycan'ın ve Türk dünyasının kültür başkenti: Şuşa”, 28 Mayıs 2022, https://www.trthaber.com/haber/dunya/azerbaycanin-ve-turk-dunyasinin-kultur-baskenti-susa-632452.html.
GASIMZADE İlhame , “Karabağ’ın Çarpan Kalbi Şuşa: “Bu Şehir Neden Bu Kadar    
                                      Önemli?”, 9 Kasım 2020, https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/karabagin-carpan-kalbi-susa-bu-sehir-neden-bu-kadar-onemli/
Hoxha Çlirim, “Testamenti i Aleksandrit të Madh që befasoi Greqinë dhe Maqedoninë”, https://www.ikvi.at/?p=26084
“Karabağ Hanlığı”,  https://tr.wikipedia.org/wiki/Karaba%C4%9F_Hanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1 
“Qarabağ- Azərbaycan Şuşa”, https://www.virtualkarabakh.az/az/post-item/27/96/susa.html         
NEVRUZOV Ali, “Şuşa'nın Yakın Tarihi”, 16 Kasım 2020, www.TurkATA.com, 
        http://www.turkata.com/2020/11/susann-yakn-tarihi.html 
ÖZEY Ramazan, “Tarihte Türk Devletleri Ve Hâkimiyet Alanları”, Türkiye, 17.01. 2014, https://www.altayli.net/tarihte-turk-devletleri-ve-hakimiyet-alanlari.html 
“Şuşa”, https://az.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eu%C5%9Fa
“Şuşa”, https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eu%C5%9Fa   
 Türk Devletleri ve Hâkimiyet Alanları”, Türkiye, 17.01. 2014, https://www.altayli.net/tarihte-turk-devletleri-ve-hakimiyet-alanlari.html

 

Dr. Entela Muço

YUKARI